Alkolün Sağlığa Etkileri Tartışılıyor
Alkolün fazlasının sağlığa zararlı olduğu uzun yıllardır
tartışılmaz bir gerçek halinde belirlendi.
Alkolün zararları tartışılmaz bir gerçek
halindeyken son yıllarda yapılan bazı çalışmalar
günde 1-2 kadeh düzeyindeki alkol kullanımının
kalp-damar sağlığı açısından yararlı olabileceği
yolunda çalışmalar başladı. Özellikle
Fransızların soslardan zengin yağlı yiyeceklerle
beslenmesine rağmen kalp-damar hastalıklarına az
yakalanması gerçeğinden yola çıkılarak yapılan
çalışmalarda, kırmızı şarapta bulunan
antioksidan maddelerin vücutta serbest
radikaller oluşmasını önleyerek damar sertliği
sürecini yavaşlatıcı etkisinin bulunduğu
belirlendi.Böylece günde 1-2 kadeh kırmızı şarap
içilmesinin yararı üzerine konuşulmaya başlandı.
Başka çalışmalar, biranın da az miktarının
antioksidan etki gösterebileceğini ileri sürdü.
Az alkolün, kandaki yararlı kolesterol olan HDL kolesterolü arttırarak damar sertliğine karşı koruduğu da belirlendi. Bu çalışmaların sonucunda haftada 5-6 kadeh sert alkollü içecek ya da günde 1-2 kadeh şarap dozu aşılmadığı sürece sağlığın zarar değil yarar görebileceği belirlenmiş oldu. Uzmanlar sadece, haftalık toplam 5-6 kadehlik dozun, haftaya yayılmayıp bir seferde 'alem' yapılarak içilmesi konusunda uyarıyorlardı.
Bu konuda fikir birliği sağlanmış görünürken İsveç'lilerin yayınladığı bir çalışma, insan bünyesinde birbirinden farklı mekanizmaların varlığına dikkat çekti.
İsveç'te 1969-1970 yıllarında askerlik yapan 50 binden fazla gencin
25-30 yıllık takiplerine dayanan bu çalışma,
haftada 15 gram (yaklaşık 1 kadeh içki) veya
daha fazlası alkol kullananların beyin
damarlarındaki kan dolaşımının bozulduğu ve bu
kişilerde beyin damarlarının tıkanmasına bağlı
felçlerin çok daha fazla görüldüğünü ortaya
koydu. Alkolün beyin damarlarındaki zararlı
etkisi, bir seferde fazla alkol alarak içki
alemi yapılması şeklinde alkol kullananlarda çok
daha fazla.
Stokholm'deki Karolinska Enstitüsü'nün yürüttüğü bu çalışmanın yetkilileri, alkolün zararlı ve yararlı etkilerinin iyi araştırılması ve kişiye özel olarak kararlaştırılması gerektiğini belirtiyor ve bunun 45 yaşından sonra düşünülebileceğini, gençlerde ise yararlı etkinin söz konusu bile olamayacağını ekliyorlar.
Alkolün karaciğer ve pankreas hücrelerini hasarlandırıcı etkileriyle, karaciğer, ağız, gırtlak, yutak ve yemek borusu kanseri riskini arttırıcı etkisi özellikle sürekli fazla alkol kullananlarla, bir seferde 'içki alemi' şeklinde fazla alkol kullananlarda çok daha fazla görülüyor.
Kadınlar daha da duyarlı
Kadınların bünyesi alkolden daha fazla etkileniyor.
Kadınların alkole dayanıklılıkları
erkeklerinkinin yarısı kadar. Kadınlarda başka
bir risk de meme kanseri. Alkol kullanan
kadınlarda meme kanserleri çok daha sık
görülüyor. Uzmanlar, kadınlarda kalp-damar
hastalıklarının çok daha seyrek olduğu
bilindiğine göre, koruyucu amaçlı olarak alkol
kullanımının yerinin olmadığı görüşünde. Böylece
çok küçük olan bir riskten kaçarken, meme
kanseri gibi çok daha büyük bir riske
yakalanmanın akılcı olmadığı belirtiliyor.
Columbia Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. R. Sacco alkolün çok küçük dozlarının koruyucu etkisinin başka yollarla da sağlanabileceğini, alkol kullanmayan kişilerin sadece bu amaçla alkole başlamalarının doğru olmadığını, alkol kullanmakta olanların da kullandıkları alkol miktarını azaltmalarını uygun olduğunu belirtiyor.

