WORLD WIDE WINE

In vino veritas
Türkiye Ulaşım Rehberi
28 Ağustos 2008, Perşembe 

Sultani Üzüm

Alaşehir Belediyesi

Alaşehir ilçesi, Ülkemizin çekirdeksiz üzüm ambarı olarak nitelendirilmektedir. Ülkemizin hemen hemen bütün illerinde yetişen üzümü dış ticarette Ege Bölgesi illeri (Manisa, İzmir, Aydın) temsil eder. Türkiye'nin 1/3'lük üzüm üretimini Manisa ili oluştururken, Manisa'nın da üçte birlik bölümünü de Alaşehir oluşturmaktadır.

Anadolu'da bağcılık çok eskilere dayanır. Örneğin hititler devrinde bile Anadolu'da bağcılık yapılıyordu. Çünkü yurdumuzun iklim özellikleri üzüm asması bitkisinin yetişmesine çok uygundur. Bu uygun iklim özellikleri, yurdumuzda bağların bütün bölgelerimize dağılmasını sağlamıştır. Ancak yıldan yıla artıp azalarak değişmekle birlikte Ege Bölgesi toplam bağ alanlanının % 20 ile %22'sine sahiptir. Dolayısıyla Orta Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri'nden sonra bağ alanı bakımmdan 111. sırada gelmekle beraber, üzümdeki dış ticaretimizin %100'e yakınıyla beraber üretimimizin çoğu Ege Bölgesi'ndedir. İşte bu nedenle ülkemizin en ekonomik ve en bağcılık bölgesi, Ege Bölgesi'dir. Bölgede özellikle Gediz Depresyonu, adeta bir yeşil deniz gibi üzüm bağlarıyla kaplıdır. Bunda iklimin yanı sıra granitli alanlardan aşınarak ovaya birikmiş kumlu sahanın da büyük etkisi söz konusudur.

Başta Ege Bölgesi olmak üzere, Türkiye bağcılığının gelişmesinde, bu alanda cumhuriyet devrinde alınan teknik tedbirlerin büyük önemi vardır.

Bunların başında filoksera hastalığının önüne geçilmesi gelir. Bitkinin kütüğüne ve köklerine yerleşen bu kemirici zararlı, bitkinin özsuyunu emerek asmanın kurumasına yol açar. Ancak Amarikan asmaları yetiştirilip dikilmeye başlanınca, bu zararlı etkisiz duruma getirilmiştir. Ayrıca bağların ilaçlanması (kükürtlü su ile yapılır) da üretim artışını teşvik etmiştir.

Ege Bölgesi dışında diğer bölgelerimizde de bağlar geniş yer tutar. Ancak bu bölgelerin üretimi büyük ölçüde sofralık olarak piyasaya sürülür. Üretimin bir kısmı da şarap endüstrisi alanında, şarap fabrikalarında kullanılır. Son döneme kadar dış pazarlarda da sofralık üzüm ihracatımız pek gelişememiştir. Son zamanlarda Alaşehir'den dışarışa olan ihracatımız oldukça artmıştır. Diğer taraftan arazi değerlendirmesi, toprak muhafazası, insan gücü istihdamı ve beslenme açısından bağcılık kendisine özgü bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle bağcılık asırlardan beri Anadolu ve Alaşehir halknın vazgeçilmez bir geçim kaynağıdır.

Ülkemizde Ege Bölgesi'nde çekirdeksiz kuru üzüm, Marmara Bölgesi'nde özellikle Trakya'da şaraplık ve sofralık üzüm, orta ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde çekirdekli kuru üzüm ve şıralık üzüm, Akdeniz Bölgesi'nde ise ilk turfanda sofralık üzüm yetiştiriciliği yapılmaktadır.

İlçedeki bağların tamamına yakını yüksek sistem adı verilen T ve V sistemdeki bağlardır. Telli sistem genelde Avusturalya sistemi şeklinde olup, kısmen duvar şeklinde de tesis edilmektedir. Bir dekar çekirdeksiz kuru üzümün verimi ortalama 500-600kg iken bunun yanında 1000-1200 kg da verenler vardır. Yüksek sistem tesişlerinde üretim masrafı düşük, işçilik kolay, verim yüksektir. Telli sistem bağlar özellikle ilçemizde görülen ilkbahar donlarından zarar görmezler.

Telli sistem bağcılıkta verim göble sisteme göre % 40 daha verimlidir. T sısteminde asmalar 2 tel vasıtasıyla bu T şeklindeki direklerin iki tarafma asılmaktadır. Bu sistemde iki tane tel çekilirken, yeni bir sistem olan V sisteminde V şeklindeki demirlere 9 tane tel bağlanabilmekte ve daha fazla ve yüksek asma bağlanabilmektedir.

Alaşehir ilçesi'nde 18.230 hektar alanda 332.600 ton yaş üzüm üretilmekte, bunun 75.000 tonu başta dış ülkelere olmak üzere, ülkenin diğer bölgelerine gönderilmektedir.

Sofralık yaş üzüm dış ticarette Almanya, Avusturalya, Hollanda, Rusya, îtalya, İngiltere, îsveç, Estonya, Danimarka, Slovenya gibi Avrupa ülkeleri ile Hong-Kong, Singapur ve Bangladeş gibi Uzak Doğu Asya ülkelerine gönderilerek büyük bir döviz girdisine sebep olmaktadır. UVAS sisteminin gelişmesiyle, yani üzümlerin küçük 4-5 kg'lık poşetlere konup ilaçlanması ve buzhanelere koyulmasıyla daha da artmaktadır. Bu sistemle yaş üzüm üç ay muhafaza edilebilmektedir. Bu sistemi uygulayan ve dış ülkelere gönderen tesisler bulunmaktadır. Günde 50-60 tır gitmektedir.

İç ticarette ise İstanbul Ankara Adana, Mersin, Antalya, Amasya, Sinop, Trabzon, Rize gibi iller başta olmak üzere üç ay boyunca günde yüzlerce kamyon sofralık yaş üzüm gönderilmektedir. Bu kamyon sayısı 250'nin üstündedir. Her kamyon için de yaklaşık olarak sadece hasat döneminde günde 40 kişi çalışmaktadır.

Çekirdeksiz kuru üzüm olarak değerlendirilen 65 bin ton ise, başta yukarıda saydığımız ülkeler olmak üzüre, Avrupa, Uzak Doğu ve K. Amerika ülkelerinden oluşan 21 ülkeye satılmaktadır. Geri kalanı ise iç ticarette değerlendirilmektedir.Kuru üzümler tüccarlar tarafından alınarak İzmir Borsası'nda işlem görür.

Sonuç olarak çekirdeksiz üzüm, geleneksel bir ihraç ürünüdür. Ege Bölgesi'nde en uygun yetişme koşullarını bulmuş ve yıllardan beri binlerce ailenin geçim kaynağı olmuştur. Ulusal gelire sağladığı pay küçümsenemeyecek düzeydedir. Her yıl sağladığı önemli miktardaki döviz girdisi ile de ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Halkın beslenmesi ve marjinal arazilerin değerlendirilmesi açısından çekirdeksiz üzüm önemli bir geçim kaynağıdır.

Üzüm'ün ülke ekonomisi içindeki gerçek yerini alabilmesi ürünün üretilmesinden tüketilmesine kadar karşılaşılacak bazı sorunların gerçekçi bir şekilde tesbitine ve çözümüne bağlıdır. Bu konuda özel sektör, kooperatifler ve kamu sektörü beraber hareket etmelidir.

Gülümsemek için
Ödüllü Yarışma

Sözler  Quotes >>

What contemptible scoundrel stole the cork from my lunch?