Peki Türk şarabını kim kurtaracak
İçkide yeni bir taktik uygulanıyor. Türk şarapçılığını öldürmek için şaraba fahiş vergi getiriliyor.
Alkol ruhsatı verme yetkisi emniyetten alınıp belediyelere veriliyor. Taktik o kadar ince
ayrıntılarına kadar planlanıyor ki, THY'nin ekonomi sınıfında Türk şarabı yerine Fransız
şarabının kötü kalitelisini sunmak gibi yöntemler bile es geçilmiyor.
Şarap ithalatını serbest bırakmak gibi ilk bakışta içki düşmanlığıyla bağdaştırması zor olan
uygulamalardan da kaçınılmıyor. Amaç Şili'den, Avustralya'dan gelen ucuz ama kalitesiz
şarapların önünü açıp, Türk şaraplarının satışını düşürmek.
İnsanların içki keyfine müdahale için seçilen yöntemlerden biri de
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan genelgeydi.
AKP'li belediyeler bu genelgeye dayanarak, içkili yerleri şehir dışında, "kırmızı
bölge" olarak ilan edilecek, tecrit edilmiş bölgelerde toplamaya hazırlanıyordu.
Yemeğin yanında keyif için, adabıyla içilen bir kadeh içkiyi bile dar bir
dünya görüşünün içine hapsetmeye çalışan uygulamaya Danıştay dur dedi ve kendi inancını
paylaşmayan insanları tecrit etmeye yönelik bu uygulamanın yürütmesini durdurdu.
Peki dur dedi de ne oldu? Şaraba uygulanan fahiş vergi kalktı mı? Ucuz ithal şaraba
gümrük vergisi duvarı getirildi mi?
AKP'li belediyeler restoranlara içki ruhsatı verirken zorluk çıkartmayı bıraktılar mı?
...

