WORLD WIDE WINE

In vino veritas
Türkiye Ulaşım Rehberi
4 Temmuz 2008, Cuma 

Sibel Kutman: Şarap beni daima şaşırtır

Ayşe Dural, The Gate, Ekim 2000
Fotoğraf: Fatih M. Demirkol<

"Şarapçılıkta kalite konusunda Avrupa ile başa baş bir düzeye geldik. Ülkemize gelen yabancılar Türk şaraplarıyla tanışınca çok beğeniyorlar."

Doluca... Türkiye'nin üzümleriyle ünlü Mürefte'deki en yüksek tepenin adı. İşte Doluca şaraplarına ismini veren bu tepenin eteklerinde yer alıyor bağlar. Türkiye'de faaliyetine devam eden en eski şirketlerden biri aynı zamanda Doluca Şarapları. Gelecek yıl 75. Yaşını kutlayacak. Nihat Kutman tarafından kurulan Doluca Şaraplarının varisi ise Sibel Kutman. Yaşı henüz yirmi bir iken yönetimdeki yerini aldı Kutman. Şu anda da şirketin pazarlama ve satış konusundaki tüm sorumlulukları ona ait.

Dedesi Nihat Kutman Almanya'da 1926 yılında Geisenheim Şarapçılık Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra başlar Doluca'nın hikayesi. İlk şarap Doluca etiketiyle 1940'da piyasaya sunulur. Oğul Ahmet Kutman yani Sibel Kutman'ın babası 1981 yılında şirketin başına geçer. Doluca Şarapları'nın 19 tane çeşidi var. Yılda 10 milyon şişe şarap üreten Doluca Şarapları'nın Mürefte'de şarap üretim fabrikasının yanı sıra 400-500 dönümlük bağları var. Antik, Moskado, Nevşah, Sarafin en tanınmış şarapları arasında.

Yarı kan Porto Rikolu olan Sibel Kutman ise ABD'de işletme eğitimi ve şarap üzerine yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döner ve yönetimi paylaşır. ABD'de sadece iş dünyasına hazırlanmakla kalmaz Kutman. Tutkusu olan modern dans konusunda da eğitim alır. Hatta iki üç sene New York'ta kalıp dans eder.

Biri sanat, biri iş yaşamı. Seçimde zorlandınız mı?

Sanatı hiç yapmasaydım içimde kalırdı. Ama yapmış olmak o tatmini verdi. Dansçı olma ise bana yeterli gelmeyecekti. Çünkü ben lineer, mantıklı düşünen bir insanım. Bir de dansın ömrü çok kısa. Bitince ne yapacaksınız? Türkiye'de şarapla uğraşmak daha cazip geldi. Çünkü daha zor. Büyük zorlukları var ve siz bu iş için yeterli bilgi ve birikime sahipsiniz. Şimdi, hayatım bir yerde artık şarap. Yalnızca hobi olarak dansı sürdürüyorum.

Yani sevdiğiniz bir işi yapıyorsunuz...

Evet. Doğduğumdan beri zaten bu işin içindeyim. Soframızda her zaman şarap olmuştur; bağbozumu çocukluğumun en keyifli ve hareketli dönemleriydi. Bir de şarabı çok seviyorum. Şarap benim karşısında saygıyla eğildim bir ürün. Canlı bir varlık. Doğadan alıp, küçük müdahalelerde bulunarak yine doğal bir ürün yaratıyorsunuz. Bu işle ilgileneceğimi zaten biliyordum.

Genç bir yönetici olarak kuşağınızın farkı nedir?

Çağın farkı var her şeyden önce. Sağlam bir eğitiminiz varsa pazarlama, teknoloji, yönetim biçimleri konusunda çağa ayak uydurabiliyorsunuz. Genç yöneticilerin Türkiye'yi daha ileriye götürecek vizyon ve birikime sahip olduklarına inanıyorum. Tabii ki enerjimiz daha fazla deneyim kazandıkça da yenilikler katıyorsunuz.

Türk şarapçılığının dünyadaki yeri nedir?

Bağcılıkta dünyada dördüncü sıradayız. Ama ülkemizde yetişen üzümlerin yüzde 2'si şarapçılıkta kullanılıyor. Şarap üretiminde ve tüketiminde miktar olarak çok gerilerdeyiz. Ülkemizde yıllık şarap tüketimi bir şişedir. Ama kalite konusunda Avrupa ile başa baş bir düzeye geldik. O yüzden önümüzü çok parlak görüyorum. Doluca olarak üretimimizin yüzde 20'sini ihraç ediyoruz. Başta Almanya olmak üzere, Benelux ülkelerine, İskandinavya ülkelerine, İngiltere'ye ihraç ediyoruz. Bu da zaman içinde artacak.

Yabancıların tepkileri nasıl?

Çok memnunlar. İhracatı etkileyen iki unsur var. Bir tanesi yurtdışında yaşayan Türkler, ikincisi de turizm. Ülkemize o sene, hangi ülkeden turist daha fazla gelmişse, o ülkedeki satışlarda artış görürsünüz. Yabancılar ülkemize şarap konusunda sıfır beklentiyle geliyorlar. Türk şarabı var mıdır, yok mudur bilmiyorlar. Ancak tanışınca çok beğeniyor ve not alıyorlar. Havaalanından çıkarken mutlaka bir iki şişe Türk şarabından götürüyorlar.

Aynı zamanda degüstatör müsünüz?

Evet onu da yapıyorum. Eğitimini de aldım. Fakat en büyük deneyim eğitim. Birisi benim karşıma gelip 'şaraptan çok iyi anlarım' derse şöyle bir bakarım. Çünkü o kadar engin bir konu ve her gün o kadar çeşitlenme oluyor ki, mütevazılığınızı korumak zorundasınız.

Siz bu konuda mütevazı mısınız?

Evet. Çünkü, bu konunun hakikaten sonu yok. Her tadımda yen bir şey öğreniyorsunuz. Hafızanıza o kokuyu, o tadı yerleştirmeniz lazım. Aynı tadı ve kokuyu altı ay sonra da hatırlamanız gerekli. Dolayısıyla yolun başındayım. Ama çok keyifli. Şarap seviyorsanız tabii. Sizi daima şaşırtır şarap. Sizi zorlar, siz de onu zorlarsınız. İkili bir ilişki söz konusu.

Sözler  Quotes >>

I'm drinking wine...and eating chicken! And it's good!
Gülümsemek için
Ödüllü Yarışma