Anadolu şarabı için tanıtım şart, günah tartışmalarını bir kenara bırakmak lazım
Beş bin yıllık şarap tarihine rağmen bir türlü dünya pazarında kendine yer bulamayan Türk şarap sektörü, 'Anadolu Şarabı'nı dünyaya tanıtmak için atağa geçti. Firmalar tanıtım grubu kurmak için de devletten destek istiyor.
Markalaşma atağına geçen ve Ar-Ge yatırımlarına soyunan şarap üreticileri, Türk şarabının dünyada hakettiği yere ulaşması için kolları sıvadı.
Ortak hedef ise özellikle bugüne kadar doğru dürüst tanıtımı yapılmayan Anadolu şarabını dünyaya tanıtmak. Ar-Ge çalışmalarının öne çıkması ile
premium kalitede ödüllü şaraplara imza atmaya başlayan üreticiler diğer taraftan da dünyaya açılırken kendilerine yol göstereceğine inandıkları "tanıtım grubunun" hayalini kurmaya başladı.
Fındık, antepfıstığı, doğaltaş gibi şarap için de bir tanıtım grubu oluşturulmasının sektör için büyük bir öneme sahip olduğunu düşünen üreticiler
için bir yol da Türkiye'de faaliyette olan uluslararası hipermarketler tarafından açıldı. Son dönemde şarabı market içindeki raflardan alıp özel butiklere
taşıyan hipermarket zincirleri, Türk şarabını yurtdışındaki kavlarına sokmaya başladı. Zincir marketler arasında en geniş kava sahip olan Metro,
Türkiye'nin önde gelen şarap markalarını Milano, Polonya ve İngiltere'ye taşıdı.
Türkiye bağlarını değerlendiremiyor
Doluca, Kavaklıdere, Mey, Sevilen, Pamukkale, Diren ve Turasan gibi büyük üreticilerin yanı sıra pazar birçok yatırımcının da ilgi odağı durumunda.
Güler Sabancı, Akın Öngör gibi iş dünyasının yakından tanığı isimler de şarap üretimine soyunmuş durumda.
Her geçen gün yeni bir üreticinin adım attığı pazarın üretim miktarı 100 milyon litre civarında. Türkiye, dünyada en fazla bağ alanına sahip dördüncü ülke konumunda.
Ancak sahip olduğu bu potansiyeli tam olarak kullanamıyor. Bu nedenle de dünya şarap arzının sadece binde ikisi Türkiye tarafından sağlanıyor.
Türkiye'de irili ufaklı 100’e yakın da şarap üreticisi bulunuyor. Dünyada yılda ortalama 25-30 milyar litre şarap üretiliyor.
Dünya çapında kişi başına düşen ortalama şarap tüketimi ise 4 litre civarında. Ülkeler bazında değerlendirildiğinde ise
Fransa’da kişi başına yıllık şarap tüketim miktarı 41, İtalya’da 43, ABD’de ise 17.7 litre. Türkiye’de ise sadece 1 litre.
Önce birlik olmamız lazım
Şarap sektörünün önde gelen firmalarından Kavaklıdere Murahhas Azası Ali Başman, Anadolu şarabının tanıtılamadığı için dünya çapında hakettiği yere gelemediğini söylüyor.
"Ne bizim ne başka bir Türk şarapçı markasının dünyada adı yok" diyen Başman, şöyle devam ediyor: "Tüm üreticiler bir araya gelerek Anadolu şarabının hikayesini anlatmamız lazım.
Bunu başarabilirsek bir yerlere gelebiliriz. Tek başına kimse önemli bir yıl katedemez. Bunun yanı sıra devletin de önemli bir desteğine ihtiyacımız var.
Devletin de beraberliğinde potansiyel pazardaki değeri görüp kullanmamız lazım. Ama biz daha günah mı, değil mi tartışmasını aşamadık."
Sahip oldukları üretim teknolojisi ile Kavaklıdere'nin dünya çapında da söz sahibi olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Başman,
üretimlerinin yüzde 20'sini ihraç ettiklerine de dikkat çekiyor. "Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika, Kanada ve Japonya'ya adım attık" diyen
Başman, son 10 yılda 30 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını söylüyor. Kavaklıdere Pazarlama Müdürü Murat Başman ise ürün yelpazesinde 25 liradan 180 liraya kadar
şaraplar bulunduğunu belirterek, yılda 10 milyon litre şarap sattıklarının altını çiziyor. Murat Başman, Kavaklıdere'nin pazarda yüzde 33'lük paya sahip olduğunu,
bu oranın kaliteli şarap pazarında ise yüzde 40-50'lere kadar çıktığını dile getiriyor.
Tanıtım grubu başarılı olur
![]() |
| Sibel Kutman |
Anadolu topraklarına has özellikleri ile Boğazkere, Öküzgözü, Kalecik Karası, Sultaniye, Narince gibi kırmızı ve beyaz şaraplık üzümlerin Türk şarapçılığının dünyada ön plana çıkmasında büyük katkı sağlayacağını düşünen Kutman, devletin öncülüğünde oluşturulacak bir tanıtım grubunun sektörün önünde iyi bir yol haritası oluşturacağını söylüyor. Kutman, "Sektörü ileri götürecek bu tür bir girişimde Türkiye’nin en köklü şarap üreticisi olarak biz de yerimizi almak isteriz" diyor.
Önce vergiler düşmeli
Şarapta agresif planları olan ve bunun için özel bir yapılanma içine de giden Mey İçki de Anadolu bağlarının şarap potansiyelini açığa çıkarmak ve beklentilerin de
ötesine geçen şaraplar üretmek hedefine odaklanmış durumda. Ar-Ge ve bağcılık yatırımlarına ağırlık verdiklerini söyleyen Mey İçki Şarap Bölümü Direktörü Bülent Özfırat,
"Boğazkere gibi Anadolu’ya özgü soylu üzümlerden yapılan şarapları dünyaya tanıtmak için harekete geçtik" diyor.
Türk şarabının uluslararası çapta tanınabilmesi için üreticilerin kaliteli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini söyleyen Özfırat, devletin özellikle yurtdışı
fuarlarda ve tanıtım etkinliklerinde birleştirici rol üstlenmesi gerektiğini kaydediyor. Özfırat, şu açıklamayı yapıyor: "Sektörde oluşturulacak olan bir tanıtım grubuna
büyük bir ihtiyaç var. Böyle bir oluşumda aktif rol alırız. Ancak sektörün yurtdışına açılmasının önünde vergiler en büyük engel."
2008 yılının ortalarında yurtdışına açılma planları yaptıklarını belirten Özfırat, yeni vizyona yönelik teknolojik altyapı ve know-how transferi
gerçekleştirdiklerini söylüyor. Özfırat, bugüne kadar şaraba 15 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını dile getiriyor.
Devlet destek olmalı
Dolce Vita ve Kulüp markalarını bünyesinde bulunduran Yazgan Şarapları Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yazgan, 65 yıllık bir marka olmalarına rağmen son 4 yıldır
markaya yatırım yaptıklarına dikkat çekiyor. Yazgan, Türk markalarının yurtdışında kabul görmesi konusunda da ise oldukça ümitsiz.
"Türk şarabının dünyada hiçbir ağırlığı yok" diyen Yazgan, Kalecikkarası, Boğazkere ve Öküzgözü gibi türlerin dünyada tanınır hale gelmesini zor bir hedef olarak görüyor.
Yazgan sözlerini şöyle sürdürüyor: "Öncelikle devletin sektöre bakış açısının değişmesi gerekiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bozcaada ziyaretinde şarapta vergilerin yüksek olmasından şikayet eden üreticilere 'O halde bağlarınızı sökün' diyecek kadar konuya uzak. Devletten herhangi bir beklentimiz yok. Nefesimiz kısıldı ÖTV'yi düşürün derken. Onların da buna bir eğilimi yok, biz de kendi yağımızla kavruluyoruz. Şarapçılarda da herkes kendi bildiğini okur. Rekabetin tatlı bir cazibesi vardır çünkü. Kendi içimizdeki sorunları çözmeden yurtdışında marka olmamız çok zor."
Metro Doluca ve Kavaklıdere'yi yurtdışındaki mağazalarına taşıdı
Şarap kültürü geliştikçe, şarap alışverişinin yapıldığı mekanlar da yer değiştiriyor. Eskiden küçük büfelerden satın alınan şaraplar artık büyük zincir
marketler ve şarap butiklerinde boy gösteriyor. Zincir marketler arasında en geniş kav ise Metro'ya ait. Metro Cash&Carry Türkiye Satın Alma Müdürü Derya Tekiner,
şu bilgileri veriyor: "Kavımızda 500'e yakın şarap bulunuyor. Bunun 4'te birini yabancı şaraplar oluşturuyor. Şarap cirosunun yüzde 7.6'sını Fransız şarapları,
yüzde 5.2'sini İtalyan şarpları, yüzde birini İspanyol, yüzde ikisini Moldovya, yüzde 4'ünü Şili, yüzde 1'ini de Kaliforniya şarapları, yüzde 8'ini Yeni Dünya
Şarapları oluşturuyor." Türkiye'de Şato Margeux gibi fiyatı 1-2 bin YTL civarında olan dünyanın en pahalı şaraplarını da satmaya başladıklarını söyleyen Tekiner,
tüketici giderek bilinçlendiğini ve şarap seçiminde daha itinalı davrandığını belirtiyor.
Türk şarabını yurtdışında da tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını belirten Tekiner, birkaç ay önce Milano, Polonya, İngiltere gibi ülkelerdeki Metro hipermarketlerde Doluca ve Kavaklıdere şaraplarını satışa sunduklarını söylüyor.
Yabancılar şarabın niye pahalı olduğunu anlamıyor
Türk şarap üreticilerinin son birkaç yıldır yüksek vergilere rağmen yüksek bir özveri ile çalıştığına dikkat çeken Sunset Restoran'ın İşletmecisi Barış Tansever,
sattıkları şarabın yüzde 90'ının yerli markalardan oluştuğunu söyledi.
Yüksek vergiler nedeniyle yüksek olan şarap fiyatlarını yabancı müşterilere açıklamakta güçlük çektiklerini dile getiren Tansever,
"Turistler kendi ülkelerinde 30 euroluk şaraplara, 130 euro dendiğinde kabul etmiyor" diyor. Tansever, SunSet'te satılan en pahalı şarabın 20 bin YTL'lik
satış fiyatı ile Chateau Mouton Rothschild 1945 olduğunu söylüyor. 2.5 yıl önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından düzenlenen müzayedede Uzanlar'a
ait şarapların satın aldıklarını hatırlatan Tansever, "Şarapların yüzde 70'ini sattık. Makul fiyatlarla aldığımız için uygun fiyatlarla satabildik" diyor.
Şarap uzmanları ne diyor
Dinsel nedenler en büyük engel
Doç. Dr. Yunus Emre Kocabaşoğlu (Şarap eğitimleri veriyor)
Türk şarabının tanınmamasının önündeki en büyük engel dinsel nedenler. Hollanda'da yaşayan biri olarak hala Türkiye'de değil şarap üretilmesine,
içilmesine bile çok garip bakıldığını söyleyebilirim. Yurt dışına açılmak için önce mütevazi, kolay içimlik şaraplar ile başlanmalı.
Favori markaları
Kavaklıdere Çankaya(Beyaz)
Sarafin (Beyaz)
Kavaklıdere Selection(Kırmızı)
Altın yumurtlayan tavuk kesilmemeli
Mehmet Yalçın (Şarap yazarı)
Devlet şarabın ekonomik önemini gözardı ediyor. Sofra şarabına yüksek vergi, şarabın tabana inmesini önlüyor.
Yerli üreticilerin en büyük şansları, sadece bize özgü ve benzersiz olan Emir, Narince, Öküzgözü ve Boğazkere gibi üzümlere ağırlık vermek.
Favori şarapları
Doluca Karma Cabernet Sauvignon-Öküzgözü
Kavaklıdere Selection kırmızı
Kocabağ Misli beyaz
Sarafin Chardonnay
Barış Tansever (Sunset İşletmecisi)
Türk şarap üreticileri son birkaç yıldır yüksek vergilere rağmen yüksek bir özveri ile çalışıyor.
Sattığımız şarapların yüzde 90'ının yerli markalardan oluşuyor.
Sunset'de en çok satılanlar
Sarafin Line
Corvus
Yaşlı şarabımız bile yok
Prof. Mehmet Ömür (Şarap uzmanı)
Türkiye'de çarşıya çıkıp 3-4 yaşından daha yaşlı bir şarap bulamazsınız. Bunu bulamıyorsanız, elinizdeki şarabı da uluslararası platformda satamazsınız.
Şarapçılığın kitabına uygun yapılabilmesi için kuşaklar geçmesi gerekiyor. Türkiye'de hala şarap günah kabul ediliyor.
Favori markaları:
Doluca karma serisi
Kavaklıdere'nin Selection Öküzgözü-Boğazkere
Mey Kayra serisi Buzbağ
Sevilen Shiraz
Pamukkale Shiraz Shardonez
Şarap kalitesinde istikrar yok
Ahmet Örs (Gurme)
Şarap fiyatları dünya ortalamasının üzerinde. Çok iyi şaraplarımız var ama dünyayı besleyebilecek düzeyde üretim kapasitemiz yok.
Zaten Türkiye'deki firmalar imajını parlatmak için iç pazarı tercih ediyor. Ayrıca her sene şarapların kalitesi değişiyor, sürekli bir istikrar yakalanmalı.
Örs, favori markalarını açıklamak istemiyor.
1904'te 340 milyon litre şarap ihracatı yapılmış
Milattan önce 2000'lı yıllarda Hititlerin hayatında vazgeçilmez bir içecekti şarap. Bugün hala önemli bir şarap merkezi olarak bilinen
Mürefte'de limandan yüklenen şaraplar, dünyanın dört yanına gidiyordu. Osmanlı İmpatorluğu'nda ise III. Selim, Fatih Sultan Mehmet, IV. Murad gibi şarap içilmesine karşı çıkan
padişahlar bile şarabın tutkunları arasındaydı. 1904'te Osmanlı'nın şarap ihracatı 340 milyon litreye kadar çıkmıştı.
Cumhuriyet'in kurulmasının ardından "Dünya Bağcılık ve Şarap Kongresi" İstanbul'da yapılır.


