Üzüm ve şarapta yaşanan sıkıntı
Türkiye, dünyanın 5'inci büyük üzüm üreticisi. Ülkemizde yaklaşık 525 bin hektarlık bağ alanında yılda yaklaşık 3.5 milyon ton üzüm üretimi gerçekleştiriliyor. Bu üzümlerin yaklaşık yüzde 30’u sofralık, yüzde 37’si kurutmalık, yüzde 30’u pekmez, pestil, sucuk, şıra ve sadece yüzde 3’ü de şaraplık olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık yüzde 63’ü çekirdekli, yüzde 27’si ise çekirdeksiz üzümden oluşuyor.
Son yıllarda yüksek vergi oranları ve ÖTV yükü nedeniyle şarap sektörü zorda. Bu sektör zorda olunca üzüm üreticisi de çaresiz. Sıkıntılı. Üzüm alımı azalıyor. Üzümcü maliyeti kurtaracak fiyat olmayınca ürününü satmıyor.
Örneğin, Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde yaklaşık 15 bin ton "karasakız" cinsi üzüm, alıcı olmaması nedeniyle dalında bırakıldı.
Ünlü öküzgözü cinsi üzümü yetişen Elazığ’daydık geçen hafta. MEY’in İzmirli CEO’su Galip Yorgancıoğlu’nun davetlisi olarak. Üzümün en kaliteli olduğu, dünyada ilk şarabın üretildiği topraklar buralar. Elbette sıkıntı var. Ama ya Kayra’da bölge direnmese... Ekonomik sıkıntılar karşısında “pes” etse... Ne olacak üreticinin hali. Mey, bölgede sadece üzüm üreticisinden alım yapmıyor, kaliteli üretim için de destek programları düzenliyor.
Öyle ya, kalite düşünce üzüm de para etmiyor. Peki ya şarap üreticisi?
Onlar, üreticiden daha dertli. Bakın Şarap Üreticileri Derneği Başkanı Coşkun Güner bu konuda neler söylüyor: "Üzüm ve şarap üreticilerinin çektiği çile, ÖTV'den kaynaklanıyor. Dünyanın hiçbir yerinde şaraptan bu katar yüksek vergi alınmıyor."
Güner, ÖTV indirilmedikçe sorunlarının tükenmeyeceğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:
"Maliye Bakanımız, ÖTV'nin indirileceği sözünü verdi. Ama bugüne kadar bir şey yapılmadı. Yüksek ÖTV yüzünden elimizdeki şarapları satamıyoruz. Bazı arkadaşlarımızın depoları dolu olduğu için, bazıları ise depoları boş olmasına rağmen ÖTV'den ve bandrolden korktukları için üzüm almıyor."
Kayıtdışı üretim büyük sorun
Şarap üreticilerinin en büyük sorunlarından biri de kayıtdışı şarap üretimi. Yani, merdiven altı tabir edilen, kaçak üretim... Sektör yetkilileri, satılan şarabın üçte ikisinin kayıtdışı olduğunu belirtiyor.
Bu soruna çare olarak düşünülen bandrol uygulaması geçen temmuz ayında başlatıldı... Ama... Kayıtdışı üretim sürüyor. Çünkü yüksek ÖTV oranları üreticiyi kayıtdışına itiyor.
Örneğin; piyasanın büyük bir bölümünü elinde tutan Tekel'i satın alan MEY İçkinin CEO'su Galip Yorgancıoğlu, şaraptan alınan vergi ile ilgili olarak bakın neler söylüyor: "ÖTV artışı toplam şarap satışlarının büyüklüğünü çok etkilemedi. Çünkü birçok üretici hızla kayıtdışına kayarak, artan ÖTV'yi fiyatlarına yansıtmadı. 2006 yılı tahminimiz 100 milyon litre üretimin yüzde 75-80'inin kayıt dışı olduğudur. Bu yapı üretici kompozisyonunu değiştirdi. Kayıtlı firmalar haksız rekabet karşısında ciddi anlamda pazar payı kaybetti. Oysa Türk şarap sektörü başarılı. Uluslararası arenada da artık söz sahibi. Yeter ki, biraz desteklenelim. Türkiye’ye ciddi ekonomik katkı sağlanabilir"
Şarap kalitesi düşüyor
Şarap üreticileri, bir kilo üzümden bir şişe şarap çıktığını söylüyor.
Şarabın litresinden 3.28 YTL ÖTV alındığını, bunun üzerine yüzde 18 KDV eklendiğini belirtiyor ve fabrika çıkışı 2 YTL olan bir şişe şarabın ÖTV ve KDV ile birlikte 5.3 YTL olduğunu üzerine basa basa ifade ediyor. Bir de bunun üzerine toptancı ve perakendeci kârı da konulunca bir şişe sofralık şarabı en az 7-8 YTL oluyor. Bu fiyat da zaten alım gücü düşük olan tüketici tarafından pahalı bulunuyor.
Hal böyle olunca da Türk şarabının kalitesi tartışılmaya başlıyor.
Çünkü, artan maliyetler yüzünden kaçak üretim yapılıyor. Bu da kalitenin düşmesine neden oluyor.
Örneğin, 2005 Şubat ayında şaraptaki vergi yüzde 119 arttı. Bu da fiyatları yüzde 30-40 yükseltti ve satışlar düştü. Şarabın üçte ikisi kayıtdışı satılmaya başladı. Kayıtlı çalışan 3-4 firma kalmış gözüküyor.
Neyse, üzümcülerin ve şarapçıların sorunları bu sütunlara sığacak gibi değil.
En iyisi Hayyam'ın şu rubaisiyle yazımızı noktalayalım:
“Hayat evini sağ1am kurmak istersen / Günlerini gamsız geçirmek istersen / Işıl ışıl şaraptan sakın el çekme / Her gününün tadına varmak istersen / Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir / Ömrümün yaprakları dökülür bir bir / Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge: Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.

