Çok geç olmadan…
02-06-2005 16:50   [ Yok say ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

Çok geç olmadan bir şeyleri yoluna sokmak, ilişkileri iyileştirmek ve kıymet bilmek mümkün.
Her ne kadar bizi öfkelendiren ve hiç anlaşılmadığımızı düşündürücü olaylar yaşatsa da bize insanlar, hayatımıza farklı bir anlam katar yaşanan herşey!
Hep kaybedince anlar ya insan bazı şeylerin değerini. Sonra da özleme yada pişmanlığa dönüşebilir. İşte o zaman keşke deriz. Keşke….
Ve her şeye rağmen güzel anıları hatırlamak ister insan, içindeki nefret ve öfkeyi kurutabilirse anıların hepsini gülümseyerek hatırlamak da mümkün!
İnsan hiçbir şeyi hissetmeden yapamaz, önce yüreğe düşer, sonra dışa vururuz birşekilde. Hissetmek istemektir, kötüyü de iyiyi de, istemeden hiç birşey yapamayız. Yine de her insanın yüreğinde iyilik vardır mutlaka, çok geç olmadan bunu çıkarabilirsek, belki böylece daha az üzüntü duyarız kaybettiklerimiz için yada üzüntümüzü çok çabuk unuturuz, bunu da bağışlayarak başarabiliriz. Bağışlamak yeni sevinçleri biranda kucaklamak demektir ve insana da kendini iyi hissettirir! Bağışlamak zordur, zaman alır, değişim gerektirir, ama bi yerden başlamak gerek, yoksa çok geç olabilir!
Bazıları değişmez, gerçekten, ömür boyu değişmez, kötüyse kötüdür, uslanmaz, onu öyle kabullenmek gerekir, hiç birşey fayda etmez ona. Sevemezsiniz, öfke duyarsınız, ama zamanla acırsınız, çünkü sevilecek bir tarafı yoktur, bunun için de aslında hiç bir şeyi yoktur! Hiç birşeyi olmayan bir insan manevi zenginliklerden yoksun insandır, böyle bir insana da nefret duyulabilir mi? Sanmıyorum. Ben duyamam, çünkü zaten acınacak durumda olan bir kişidir O!
İnsan kendi sahip olduğu güçlerin farkına varırsa o zaman içindeki zehirleri akıtabilir, o zaman aklını da kalbini de kimseye zarar vermeyecek şekilde kullanarak kazanabilir!
Bunun için de zaman en iyi öğretmen hepimiz için. Hiç bir şey üzerinden bir miktar zaman geçmeden çözülmüyor!
Geç olmadan çözebilmemiz için o kadar çok yardımcı var ki etrafımızda aslında, kötü de bir yardımcı iyi gibi, ama görebildiğiniz sürece etkili!

Gönderen:ozge candemir

Profil
 
 
12-06-2005 20:00   [ Yok say ]   [ # 1 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

Çok güzel yazmışşınız tebrik ederim
yzmakta bir bakıma içimizi dökmek başkalrıyla paylaşamak çok güzel
Zaten acılar paylaşıldıkça hafifler

Gönderen:ÖMER HAYYAM

Profil
 
 
13-06-2005 14:32   [ Yok say ]   [ # 2 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

Kesinlikle:)
Teşekkürler…

Gönderen:ozge candemir

Profil
 
 
02-08-2005 13:01   [ Yok say ]   [ # 3 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

merhaba arkadaşlar,yazılarınız cok güzel.hayat hiç bir şeye ara vermez ve zaman bunun başında gelir.cok gec olmadan içelim yarın cok gec olabilir:)

Gönderen:yusuf

Profil
 
 
25-08-2005 12:20   [ Yok say ]   [ # 4 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  136
Katıldı  2006-04-07

Merhaba Hayyam dostları..

Yukarıdaki konuyla ilgili olarak, Hayyam’ın ZAMAN ve FIRSAT konularına değindiği ve HAD-ACELE ET-ÇABUK OL diye seslendiği bir-iki rubaisini okumaya ne dersiniz?

211 NOLU RUBAİ
Sanma zaman canını almaz, içelim!
Şarapta bugün, yarın olmaz, içelim!
Kahpe Felek karşına dikildiği gün,
Su içecek fırsatın kalmaz, içelim!

213 NOLU RUBAİ
Ey zaman; sen, bize hep kötülük yaptın,
Yalnız dert ve kederi koluna taktın,
Hep kötüyü kollayıp, ezdin iyiyi;
Ya eşeğin tekiydin, ya da bunaktın!

214 NOLU RUBAİ
Bütün derslerden kaçıp, eksen bi güzel.
Okşayıp dilber saçı, çeksen bi güzel.
Dökmeden şu zaman ki senin kanını,
Kadehe testi kanı döksen bi güzel!

215 NOLU RUBAİ
Küfür ve din evinin arası tek nefestir.
Gizli ve bilinenin arası tek nefestir.
O değerli nefesi, zamanı iyi kullan;
Doğmak ve gömülmenin arası tek nefestir!

217 NOLU RUBAİ
İsmin, cismin toprağa süzülmeden çabuk ol!
Gel, şarap iç; şu gönlün üzülmeden çabuk ol!
Çöz dilberin o güzel saçını, tek tek dağıt;
Tüm eklemlerin tek tek çözülmeden çabuk ol!

219 NOLU RUBAİ
Yaşam kervanı nerde, bilmeliyim geçmeden!
Bak, eğlenme zamanı; gülmeliyim geçmeden!
Yarına el üzülsün, gece geçti mi Sâki?
Şu kadehin dibini silmeliyim geçmeden!

220 NOLU RUBAİ
Şu zaman ki bükerken kıracak beli,
Birkaç güzel iş daha yapıp, etmeli
Dedim canıma: Gitme; dedi ki bana:
Yıkılacak bak evin, artık gitmeli!

NOT: Yukarıdaki rubailer ‘HAYYAM’IN TÜRKÇE YÜZÜ’ adlı kitabımdandır.
Sevgilerimle…
YALÇIN AYDIN AYÇİÇEK

Profil
 
 
16-09-2005 15:46   [ Yok say ]   [ # 5 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

kim demiş ki haram bilmez hayyam
ben haramı helali konuşturmam
seninle içtigim şarap helaldir
sensiz içtigim su bile haram

Gönderen:hatice

Profil
 
 
09-10-2005 23:39   [ Yok say ]   [ # 6 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  136
Katıldı  2006-04-07

Veeee..

*  *  *  *
Dünya derdiyle harap olmadan böyle,
Bol bol içelim kızıl şaraptan şöyle.
Dünya kanlımız; şarap, dünyanın kanı;
Kanlısının kanını kim içmez; söyle?

*  *  *  *
Bir dağ içse şarabı oynar, yorulur.
Kusurlular şaraba hep kusur bulur.
Niçin, gel şu şaraba tövbe et, dersin?
İnsan ruhu şarapla tertemiz olur!

(Kaynak: Hayyam’ın Türkçe Yüzü - Yalçın Aydın Ayçiçek - Can Yayınları - 2004 İstanbul)

Profil
 
 
06-03-2006 18:46   [ Yok say ]   [ # 7 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

arkadaşlar size bir anımı anlatayım;
çok sevdiğim ve çevresinde olgunluğuyla,mertliğiyle bilinen bir arkadaşımı bir gün sarhoş gördüm.aslında içmezdi;ancak canı gibi sevdiği kız arkadaşından ayrılmış ve teselliyi içmekte bulmuş.bir akşam beni aradılar ve durumu anlattılar.geldiğimde mahallede etrafında bir grup insanla gördüm.bazıları gülüyor,bazıları acınacak gözlerle bakıyor,bazıları da onu o halde görmemek için uzaklaşıyorlardı oradan. ibrahim in en yakın arkadaşı ben olduğum halde onu hiç öyle görmemiştim.hemen aldım onu ordan ve uzaklaştırdım. ayılması için elimden geleni yaptım.çünkü onu o halde mahalleliyle başbaşa bırakamazdım.işte o an içkiden nefret ettim.mert bir dostumu ne hale soktuğunu gördüm.
kuran da yasaklanmasını tedrici olarak dahi biliyordum;fakat nedenini en iyi anlamam belkide o hadise oldu.arkadaşım inanın mahalleden ayrılmayı dahi düşündü utancından.başkası olsa belki hoş görülebilirdi;ama ibrahim e kimse yakıştıramamıştı bunu.
atilla ilhan ın şiirinde dediği gibi”şarabın gazabından kork,çünkü fena kırmızıdır”
bunun başlangıcı da tehlikeli…sonu da arkadaşlar…
yunus

Gönderen:yunus

Profil
 
 
12-03-2006 14:16   [ Yok say ]   [ # 8 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

içkıyle mutluluk olmas o sadece sızı bıan dertlerınızden uzaklastırır allah sızlerı hıdayete erdırsınn amin

Gönderen:bilge

Profil
 
 
16-04-2006 17:41   [ Yok say ]   [ # 9 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  136
Katıldı  2006-04-07

Bilge rumuzlu arkadaş için Üstad Ömer Hayyam’dan iki rubai…

-I-
Hep dinden söz ediyor, sanki baş imam,
Bana dinsiz ve sapık dedin hep, tamam.
Ben olduğum gibiyim, inkâr etmem hiç;
Bunu demek sana mı kaldı be adam?


-II-
Ey yandıkça yanan ki, yanıp giderdi,
Cehennem ateşine kendini verdi.
Der: ‘Ömer’e rahmet et ‘; sana mı düşer?
Yüce Tanrı‘ya rahmet öğretmek derdi?

Profil