1 of 2
1
kötülük niye var
15-12-2005 08:52   [ Yok say ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

Tanrılar kötülükleri yeryüzünden kaldırabilir mi veya kaldıracak mı veya istese de kaldırabilir mi; yoksa bunu yapamaz mı, yoksa yapmayacak mı, veya nihayette Tanrılar hem yapabilir ve hem de yapmak istiyorlar mı?.. Eğer Tanrılar yeryüzünden kötülükleri kaldırmak istiyorlar da kaldıramıyorlarsa o zaman onlar her şeye gücü yeten değillerdir. Eğer yapabilirler de, yapmak istemiyorlarsa o zaman onlar iyiliksever değillerdir. Eğer onların kötülüğü kaldırmaya ne güçleri ne de istekleri varsa o zaman onlar ne her şeye gücü yeten, ne de iyilikseverlerdir. Ve son olarak eğer Tanrı‘lar kötülüğü kaldırma gücüne sahipseler ve kaldırmayı istiyorlarsa o zaman kötülük nasıl ortaya çıkmıştır?”

Epicüros


“Epikuros’ un sorduğu sorular hala cevaplanmamıştır: Tanrılık kötülüğü ortadan kaldırmayı istiyor mu, yoksa buna gücü mü yok? Gücü var da niyeti mi yok? O zaman kötü niyetli (bedhah) midir? Tanrı kötülüğü kaldırmak için hem güce sahiptir ve hem de istekli midir.? O zaman kötülük niye vardır?”

David Hume

Tanrı dünyamızdan kötülükleri ya atmak istiyor da atamıyor, ya atabilir ama atmak istemiyor, ya ne atabiliyor ve atmak istiyor.”

Papaz Lactantius

Gönderen: Ertu

Profil
 
 
16-12-2005 18:05   [ Yok say ]   [ # 1 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

ertu kardeş yaşını baya merak etmeye başladım yazdıklarına hiç mantık ve düşünce serpmemişsin acaba vardamı serpmedin yada varda serpemiyormusun yoksa yokda o yüzdenmi böyle yazdın

Gönderen:mehdi balık

Profil
 
 
16-12-2005 20:53   [ Yok say ]   [ # 2 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

bu paradoksun bi şekli de şöyle

  allah kaldıramadığı taşı yaratır mı


‘anlayamayanlar cevap yazmasın!’

Gönderen:mehmed

Profil
 
 
18-12-2005 18:24   [ Yok say ]   [ # 3 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  136
Katıldı  2006-04-07

Kötülük ve İyilik üstüne Hayyam’ın iki-rubaisi:

Dünyayı kim günahsız bilirmiş, söyle!
Yaşayan mutlak günah alırmış, söyle!
Ben kötülük edince, Sen de edersen;
İkimizin ne farkı kalırmış, söyle!


Sünneti, farzı fazla kafana takma,
Ekmeğinden yoksula verdin bir lokma.
Dostu ve gönlü hoş tut, kötülüğü kov;
Şarap ver; cennetliksin mutlaka, korkma!

Profil
 
 
25-12-2005 17:46   [ Yok say ]   [ # 4 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

    Bakın arkadaşlar..sık sık bakamıyorum forumlara..ama baktıgımda da adeta meydanı boş bulmuşcasına bilgisizce bir takım açıklamalarda bulunulmuş oldugunu görüyorum..işte konuyu açan arkadaş da bunu yapan kişilerden birisi..Epikür den bir pasaj aktarmış ve eklemiş:

  “Epikuros’ un sorduğu sorular hala cevaplanmamıştır”  ben şimdi bu cümleyi biraz degiştirerek yien kendisine iade ediyorum bunu yazan arkadaşa..
  ““Epikuros’ un sorduğu sorulara gayet net bir şekilde cevap verilmiştir,ancak sizin bunlardan haberiniz yok”

    Kötülük sorun edilmiştir,hatta kimi ateistler de bu yolla ateizmi temellendirmeye çalışmıştır…oysa kötülük olmasaydı ne olurdu sorusuyla ilgilenilmemiştir,örnegin yoksul insanların olması(ki bu sosyolojik bir kötülük olarak ele alınabilir) ortada kötü niyetli bir Tanrı oldugu fikrinin atılmasına sebep oluyor,oysa yoksul insan olmasaydı yoksula yardım etme gibi bir ahlaki durumda söz konusu olmayacaktı,örnekler çogaltılabilir ama sonuç aynıdır…kötülük olmasaydı iyilik de olamayacaktı...

  böyle bir soru yine bir filozof tarafından ortaya atılmıştır..Epiküros yani..filozoflara elbette saygı da kusur etmem,zaten ileride felsefe okumayı düşünüyorum..ama bir filozofun sorusuna gerçekten de cevap arayan birinin öncelikle başka filozoflara da bakması gerekir..çünkü filozoflar daha önceden ele alınan olayları çogu kez yeniden ele alır ve yeni anlamlar kazandırarak “buradan” da bakılması gerektigini söyler..kötülük sorunu ahlak felsefesinin konusudur…lütfen aynı “sorun” un diger filozoflar tarafından ele alınışlarına da bak…şimdi yazacagım filozoflar kötülük sorununu Epikür ün anlayışının aksi bir şekilde ele almış olan filozoflar..konuyla ilgili eserlerine ulaşmak mümkün kitapçılara bakabilirsin..Aristo,Platon,Emanuel Kant Kindi Farabi İbn Rüşd İbn Sina Gazali ...bir de bu saydıgım filozofların pencerelerinden bakmanı isterim..eger sorunu islam teolojisiyle ilgili olarak görüyorsan yukarıdaki islam düşünürlerinin eserleri yanı sıra şu eserlere de bakabilirsin:

Allah’ın Ahlakiliği Sorunu
Ankara Okulu Yay.
İlhami Güler

İslam düşüncesinde Teodise sorunu
Kitabiyat yay.
Eric Lee Ormsby

İslam’ın Allah’ı ve yaratılışın sebebi ile ilgili kitaplar karıştırın lütfen…

”İmtihan” meselesini anlamak “Kötülük” sorununun
çözümünün olmazsa olmaz şartı oldugunu görürsünüz..
   
    saygılarımla herkes kendine iyi baksın…

Gönderen:blawknox

Profil
 
 
25-12-2005 17:54   [ Yok say ]   [ # 5 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

ayrıca tanrı kaldıramayacagı bir taşı kaldırabilirmi? diye bir paradoks vardı mehmed adlı arkadaşımız ona bir kez daha dikkat çekmiş..o paradoksun cevabını  vermiştim daha önce…“işte paradokslarınızın cevapları” adlı açmış oldugum konu başlıgından okuyabilirsiniz..

Gönderen:blawknox

Profil
 
 
12-01-2006 05:26   [ Yok say ]   [ # 6 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

hazır blawnox yokken ve meydan boşken smile  cevap vereyim bari. Şimdi bu kötülük meselesi aslında islam felsefesinin en zayıf halkasıdır yani din adamları bu konuya kısaca yalnızca şöyle bakmışlardır ;

a)  herşey karşıtıyla mevcuttur kötülük olacak ki iyilik de olsun ve iyiliğin kıymeti anlaşılsın

b) bizim kötü olarak gördüğümüz şeyler aslında kötü olmayabilir bize kötü olarak görülen bir şey başka bir açıdan iyi olabilir biz çoĞu zaman görünüşe aldanırız.

c) o kadar çok iyilik ve güzellik var ki neden birazcık kötülüğü gözde büyütüyoruz ?

ALINTI——

” Bediüzzaman’a göre, cüz’i şer ve zarar ve musibet ve çirkinliğin bulunmasıyla, külli hayırlar ve külli menfaatler ve külli nimetler ve külli güzellikler tezahür ederler
Allah, külli kanunların icra-ı faaliyetine bağlı olarak ortaya çıkan cüz’i şerlerden insanı “hususi tecelliyat” ile korur. O, zarar görenlerin imdadına özel olarak yetişir, doğrudan doğruya, yahut dua ve ibadetlerin yardımıyla rahmetini onlara ulaştırır.

Bediüzzaman bazan bu külli rahmet ve cüz’i şer ilişkisine açıklık getirmek, bazan da “niçin bu kadar kötülük?” sorusunun ne ölçüde meşru bir soru olduğunu tartışmak için ressam (sanatkâr) ile onun model olarak seçtiği kişi arasındaki ilişkiyi örnek olarak verir. Sanatkâr, bir çok güzelliği üzerinde denemek için modele çeşitli hareketler yaptırır. Buna karşılık ona ikramda bulunur, oldukça yüksek ücret öder. Modelin bütün bu nimetleri görmezlikten gelerek sanatkâra dönüp “bana niçin eza ve cefa ediyorsun” demesi ne kadar meşrudur? İmdi, bazı cüz’i kötülüklere bakarak âleme vücut veren sayısız nakışların hâliki olan Nakkaş-ı Ezeli’ye dönüp “bize bu yolla niçin zahmet veriyorsun” diye sual etmek doğru mudur?
(Risale-i Nur’da “Kötülük” Problemi Mehmet S. Aydın Köprü dergisi)

Niçin kötülük vardır” sorusuna Bediüzzaman’ın verdiği bir diğer cevap da kötülüğün bazan bir “İlâhî ikaz ve ihtar-ı Rahmanî” olması keyfiyetidir. Yahut onlardan bazısının “günahlara kefaret” olmasıdır. Başka bir deyişle bazan zahmet, rahmete götüren bir yol olabilmektedir. Önemli olan onlardan ibret alınmasıdır ki, Kur’ân-ı Kerim’in emri de bu istikamettedir.

(Risale-i Nur’da “Kötülük” Problemi Mehmet S. Aydın Köprü dergisi)


Aşağıda bir musevi din adamının yahudi soykırımına ilşkin teodise sorunu ve ilahiyat ile ilgili düşüncelerinden alıntılar bulacaksınız

” Bu analiz bizi bir ilahiyat kabusuna götürür: Eğer masum isek ve istismar edimmişsek, istismarcı kimdir? Bize bu istismarı kim yaptı? Tabii ki ilk sırada Naziler var, hemen yanında da ilgisiz yığınlar. Ama ilahiyat açısından: İstismarcı kimdir? Eğer Tanrı bizim kişisel ve toplumsal hayatımızda aktif bir yanıbaşılık gösteriyorsa, bu istismarı kim yapabilir? Evet bu sonuçtan kaçış yok, Tanrı ilahiyat açısından istismarın nedenidir, Tanrı istismarcıdır. Bu fikir çok korkunç. Eğer istismarın suçu Tanrı‘ya da aitse şu soruya geliyoruz: Ne tür bir Tanrımız var bizim? Nasıl olur da bir Varlıkta istismar ve sevgi birarada olabilir? Tanrı‘nın bu istismarcı yönüne karşı ne yapabiliriz? Tanrı bunu tekrar yapabilir mi? Tekrar olacak mı?

İtiraf ediyorum, bir Yahudi, bir haham, dindar ve maneviyat sahibi biri olarak bu keşfettiğim şey beni çok korkuttu. Ben, David Blumenthal, bunu nasıl düşünebilir, dahası bunu topluma nasıl söyleyebilirdim? Başlangıçta bu konuda ilk konuştuğumda bunu çok kapalı, çok dolaylı söyledim; sonunda bir psikanalist cesaret etti ve sordu: “Prof. Blumenthal, siz Tanrı‘nın istismarcı olduğunu mu söylüyorsunuz? Çünkü, eğer öyle ise, bunu doğrudan söylemeniz bizim için de sizin için de daha iyi olacak.”Ve ben de öyle yaptım ve böylece kurtulduğumu düşündüm. Ama bunu yazmaya geldiğinde, bu kadar kolay olmadı. İki gün hasta yattım, sonunda anladım ki, bildiğim şeyi aslında yazmak istemiyordum. Ama Talmud bize der ki: “Gerçek Tanrı‘nın mührüdür.” Yani biz gerçeği, ne kadar üzücü ve korkunç olsa da, söylemeliyiz. Gerçeği kendimiz için, ölenler için, yaşayan kurbanlar için, hatta Tanrı için de, söylemeliyiz. Bu gerçek olmadan bizimle Tanrı arasında hakiki bir bağ olamaz: Tanrı bir istismarcıdır, en azından soykırımda böyledir. “


Evet yukarıda verdiğim örnekleri karşılaştırmanızı öneririm acaba Said-i Nursinin “kötülük” üzerine yaptığı yorumları bir kenara koyun diğer kenarada milyonlarca masum yahudinin (veya müslümanın) uğradığı katliamı, soykırımı, vahşeti vb….

Şimdi bende nacizane şöyle bir yorum yapmak istiyorum ; hayata ait problemler öyle matematik problemi çözülür gibi çözülemez. Niye kötülük var sorusu vicadani bir sorudur ve siz bütün bu yaşanan trajedileri akılsallaştırarak veya dini karşılıklar bularak vicdanınızı rahatlatamazsınız sonuçta yaşanan bu trajediler ile ilgili vereceğiniz cevaplar öyle “işte bu kötülükler olduda sizde iyiliğin kıymetini öğrendiniz” falan gibi zırvalamalar olamaz yani milyonlarca masum insan siz iyiliğin ne olduğunu öğrenin diye öldürülmüş olamaz, iyiliği öğrenmenin maliyeti nedene bu kadar yüksek olsun ki ? tabii birde “bazen bize kötü görünen aslında iyidir” gibi zırvalamalara hiç girmiyorum.

Nietzsche de bir aforizma ekleyeyimde tam olsun ;

” İnsan Tanrısına en namussuz biçimde davranıyor, onun günaha girmesine izin vermiyor”

ne dersin blownox sence de Tanrının günaha girmesine izin vermelimiyiz ?

Gönderen:ertu

Profil
 
 
18-01-2006 22:11   [ Yok say ]   [ # 7 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

Neden bu kadar alınganlaştın bir doğruyu cevaplamak zoruna mı gidiyor yada gerçeklerle yüzyüze gelince böyle saldırganlaşıyormusun yoksa.çatacağona sen bir yorum yapsaydın ve sonundada eleştirini getirseydin daha mantıklı olmazmıydı?binlerce yıl önce yaşamış bir insan böylesi akıllıca bir soru sormuş.ve cevabıda sorunun içinde saklı ve tek bir cevap var herşeye kadir olduğunu iddia eden birisi yada ‘şey’ iblisi bahane edip kötülükleri onun sırtına yüklemez.bir dönem yaşamış birkaç uyanık rahat yaşamları bozulmasın saltanatları ortadan kalkmasın diye tanrıyve din olgusunu yaratmışlar insanlara yutturmuşlar ama artık 1000 yıl öncesinde yaşamıyoruz elbet bu sahtekarlığın da sonunun geldiğini göreceğiz ve tanrıyı,din olgusunu yaratan insan bilimin gelişmesiyle bu kavramı ortadan yine kendi eliyle ortadan kaldırmayı bilecektir…..bu gerçeklikten kaçamazsınız.
    benim görüşüm bu seninkini görelim istersen ama pek olacağını sanmam.okuyunca öfken beyninin kalan taraflarınıda körelteceğine emin olabilirsin.(olabiliriz)
    kaygusuz abdal isimli bir ozanın yazmış olduğu bir şiiri sana yollamak istiyorum bakalım yorumun ne olacak tabi varsa.
    KOCA TANRI
Yücelerden yüce gördüm erbapsın sen koca Tanrı 
Alim okur kelam ile sen okursun hece Tanrı 
 
Erliği ile anılır filan oğlu filan deyü 
Anan yoktur atan yoktur sen benzersin piçe Tanrı 
 
Kıldan köprü yaratmışsın gelsin kulum geçsün deyü 
Hele biz şöyle duralım yiğit isen geç e Tanrı
 
Garib kulun yaratmışsın derde mihnete katmışsın
Ani aleme atmışsın sen çıkmışsın uca Tanrı 
 
Kaygusuz Abdal yaradan gel içegör şu cür’adan  
Kaldır perdeyi aradan gezelim bilece Tanrı


Kaygusuz ABDAL

Gönderen:hayyam46

Profil
 
 
19-01-2006 00:23   [ Yok say ]   [ # 8 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

@hayyam46
tanrı yoktur diyebilmek kolay ama kendini buna inandırabilmen için en azından gelişmiş bir mikroskopun deliğinden bakmak lazım tesadüfler topluluğunun ne kadar çetrefilli olguları bir araya getirmiş olduğunu kendi gözlerimizle görmek lazım ama yok be ben 1000 yıl öncekilerin bilgisiyle yada gördükleriyle yola çıkıyorum diyorsan cevabı zaten kendin vermişsin o bilgilerin üzerinden 1000 yıl geçti bu güne gelmek lazım bu günün imkanlarıyla tesadüfler topluluğunu iyi anlamak lazım 1000 yıl önce belki sana inanırdım belki kabul ederdim tanrının olmadığını ama şimdi elektronik kimya ve mekanik bigim çok yüksek ve günümüze uygun bakış açısına sahibim yani güncel bakıyorum dünyaya basit bir denizaltı yapıyorum hobi olarak bizim tabirimizle biraz gelişmiş bir denizaltı ama dünyadaki her hangi bir balıkla karşılaştırılırsa basit sayılıyor ve ben altı senedir bu basit saydığımız denizaltıyı geliştirmeye çalışıyorum şu senin tesadüf dediğin şeyden banada yollada denizaltıyı balıklardan daha gelişmiş bir hala getireyim
öyle ya evreni yaratan bay tesadüfle çağımızın bilimi birleşirse çok daha verimli robotlar yapılabilir

Gönderen:mehdi balık

Profil
 
 
21-01-2006 02:55   [ Yok say ]   [ # 9 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

  Öncelikle ders-yurt progranları yüzünden bakamıyorum sık sık forumlara,bu mesaja ilk verdigim yanıttaki uslubum gerçekten de verecek cevabı olmayan solayısıyla saldırgan tavırlar takınan kişiler gibi olmuş..bu sebepten dolayı öncelikle Ertu arkadaşımdan özür diliyorum ve Hayyam46 rumuzlu arkadaşıma da eleştirileri için teşekkür ediyorum..benden sonra yazılanları okudum da,sorulan sorunun ne kadar yerinde oldugunu ve özellikle inanan insanların muhakkak düşünmesi gereken bir soru oldugunu farkettim…ancak şunu da belirteyim ki ben gerektiginde özür dileyen,gerektiginde kendi inancınının ögretilerini de sorgulama cesaretini taşıyan biriyim,bu yazılan konu hakkında -programlarımı da göz önünde bulundurarak söylüyorum- şubat ayında cevap niteliginde uzun bir makale yazmayı düşünüyorum..bu arada Ertu ya bir teşekkür borçluyum sanırım..felsefe den dönem ödevi aldım hocam konuyu bana bıraktı,şimdi konumu buldum.büyük ihtimalle kötülük problemi olur..ben bi zaman foruma bakamayacagım ancak şunu merak ediyorum Bediüzzaman ın hastalar risalesini okudunuzmu? kendinize iyi bakın şimdilik,görüşmek üzere…

Gönderen:blawknox

Profil
 
 
21-01-2006 03:44   [ Yok say ]   [ # 10 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

İKİ SİMGE
Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla, sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
- “Onlar” dedi, “benim için iki simgedir evlat.”
- “Neyin simgesi” diye sordu çocuk.
- “İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.
Çocuk, sözün burasında; ‘mücadele varsa, kazananı da olmalı’ diye düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
- “Peki” dedi. “Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?”
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
- “Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!”
  BELKİ BU ANLATIR…......

Gönderen:tuğba

Profil
 
 
22-01-2006 14:12   [ Yok say ]   [ # 11 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

  tugba yazdıgın çok anlamlı olmuş saol..

Gönderen:blawknox

Profil
 
 
24-01-2006 15:31   [ Yok say ]   [ # 12 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

tuğba hayatta siyah ve beyazın dışında renkler de var hayata uçlarda bakmamalısın bu bir okul ve sen her gün yeni bir şeyler öğreniyorsun, sürekli gelişiyorsun adım adım yudum yudum öğrenmelisin herşeyi haaa birde siyah köpeklerde şirin olur

Gönderen:Ertu

Profil
 
 
24-01-2006 15:34   [ Yok say ]   [ # 13 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

blownox hayır okumadım o risalei umarım dönem ödevini iyi hazırlarsın bellimi olur belkide senin dönem ödevin yol gösterir bizlere

Gönderen:Ertu

Profil
 
 
25-01-2006 01:50   [ Yok say ]   [ # 14 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

merhaba Ertu…beyaz renk içinde her rengi barındırmaz mı....

Gönderen:tuğba

Profil
 
 
25-01-2006 01:53   [ Yok say ]   [ # 15 ]  
Üstat
RankRankRankRank
Toplam Mesaj:  5042
Katıldı  2008-10-12

bu arada blawknox sana da rica ederim… Gerçi senin yazıların arasında hiç bi şey bu….....

Gönderen:tuğba

Profil
 
 
   
1 of 2
1