Tasavvuf edebiyatı, Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.
Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Anadolu’da 19’uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.
Tasavvuf edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tasavvuf şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi. Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.
Eserler dörtlük birimiyle yazılmıştır. Genellikle yarım uyak kullanılır . En büyük şairleri Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal, Abdal Musa, Abdû Furkan gibi önemli şairleri vardır. Bu şairler tarihin ve günümüzün en önemli şairleridir. Tasavvuf felsefesine göre kainatın yaratılış sebebi tanrının kendi güzelliğini görmek ve bilinmek istemesidir. Tanrının “ol” emri ile kainat yaratılmıştır. Varlıklar tanrıdan kopma bir parçadır. Dolayısıyla Tanrı “vahded-i Vucut” yani tek varlıktır. Dolayısıyla evrendeki varlıklar asıl varlığa dönmek ister. Varlığın kendi varlığını tanrı varlığında yok etmesi tasavvufta en son aşamadır.Vikipedi, özgür ansiklopedi
Benim görüşüm;
Tasavvuf bir yaşam şeklidir. Tasavvuf edebiyatı bu yaşam şeklinin meyveleridir. Yakın zamanızda ozanlarımızda (aşık veysel gibi) yaşam şekillerinin şiir ve saza dökülen beyitleri yaşam şekillerinin meyveleridir. ÖLÜNÜN 7. , 40. , 52. GECELERİNE ÖZEL KURAN OKUTMAK , MEVLİD DÜZENLEMEK tasavvuftur. Bu tarz adetler , törenler İslam’da bulunmamaktadır . İslam dininin iki kaynağı olan Kuran-ı Kerim’de ve sahih hadis-i şeriflerinde bu konuyla ilgili bir bilgiye rastlanılmamıştır.
Eğer böyle bir şey İslamda caiz olmuş olsaydı Rasulullah s.a.v. ölen çocuklarına ve ashabına , sahabeler de kendi yakınlarına bu işi yapmaktan geri kalmazlardı .
Rasulullah’ın vefatından sonra dahi hiç bir sahabe böyle bir şeyi yapmamıştır. Mezheb imamlarından da bu konuda bir bilgi gelmemiştir.
Kalem kaşlım, selvi boylum gibi tasavvuf edebiyatının dilimize etkileşimleridir. Hayyamın şarabı kadehi gibi. Kuran-ı Kerim’de akol tek bir ayette haram kılınmamıştır. Benim islamiyeti tasavvufuma göre benim tükettiğim alkol haram değildir.
Eğer haramsada o benim ile beni yaradan ile aramda. Her koyun kendi bacağından asılır. Yanlış ise cezasını sonuna kadar cekmeye rağzıyım.
İnsanların dini görüşleri yaşamlarını şekillendirmektdir.Mezheblerde bana göre tasavvufdur. Günümüzde tarikatlar türemiştir. Bunların bazılarnın islamiyet ile hiçbir alakası yoktur.Tasavvuf yaparak çıkar sağlamaktadırlar. Para ile imamnın kimde olduğu belli olmaz derler atalarımız.