WORLD
WIDE
WINE
In vino veritas
Türkiye Ulaşım Rehberi

Postmodernizm nedir? 10 SORU - 10 CEVAP

Naki Özkan, milliyet.com.tr, 23.01.2001

Edebiyatta ve mimaride kullanılmaya başlanan bu kavram siyasi literatürümüze de girdi

Prof. Dr. Ali Akay Son günlerde "postmodernizm" kavramı özellikle siyasi konularda çok kullanılmaya başlandı. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Akay postmodernizmin ne olduğunu anlattı.

1 - Postmodernizm ne demektir?
Birçok anlamı var. Modernden önce, modernden sonra, eklektizm, avantgard yani öncü olma, bireyleşme, cemaatleşme olarak kullanılıyor.

2 - Bu kavram ne zaman kullanılmaya başlandı?
1960’lı yıllardan itibaren kullanılıyor. Önce edebiyatta, 1970’li yıllarda mimaride kullanıldı. 1979’da Jean François Lyotard’ın "Postmodern Durum" adlı kitabıyla bir tartışma başladı.

3 - Modernleşme serüvenimiz bizim postmodernizme açılışımızı daha mı kolaylaştırıyor?
Türkiye olağanüstü modern bir ülke. Herkes yeniye çok açık. Hatta İslami düşünce de modernliği ortaya koyuyor. Türkiye örneğin bir Fransa gibi çok çabuk yeni teknolojilerin kullanımına ayak uyduruyor.

4 - Alışık olunanın dışındaki her şey postmodern midir? "Ordular fiili darbe yapar, bunun dışındaki müdahaleleri postmoderndir" şeklinde bir tanımlama geçerli mi? 28 Şubat böyle nitelenebilir mi.
Hem asker hem sivil yönetimi, 28 Şubat’ta da, cumhuriyetin başından itibaren de var. Eklektizm anlamında, zaten başından beri bizim demokrasimiz postmoderndir. Siviller ve askerler heterojen bir şekilde birbirlerine eklemleniyorlar. Lyotard’ın bu kavramı "öncü" anlamında kullandığı şekliyle ele alırsak, 28 Şubat’a postmodern anlamını yükleyebiliriz. Ama postmoderni aynı zamanda "tözsüzlük" yani içeriğin olmaması anlamıyla ele alırsak, o zaman 28 Şubat postmodern bir müdahale değildir. Çünkü o, tözlü yani laiklik ve Kemalizm içerikli bir harekettir.

5 - Postmodernizm, içerik değil görüntü mü?
Evet. Baudrillard’ın simülasyon kavramında gerçekten çok görüntünün biricikliği yatar. Kaliforniya eyaletinde gördüğü otobanlardaki "cazibeli" arabaların ve içindeki "cazibeli" bakışların ardında yatan bir anlam yoktur.

6 - Kültürde post - modernizm kendisini nasıl gösteriyor?
Kültürler yan yanadır. Çin mutfağı, Japon mutfağı, İngiliz kumaşı, şıklık, hırpanilik, lahmacun, arabesk ve klasik yaylı çalgılar birlikte işlev görür. Her şey ayrışık ve sentezlenmeden yan yana durabilir. Patron da işçi de arabesk dinleyebilir. Bu nedenle artık Türk popu ve arabesk daha fazla burjuvaziye heyecan vermektedir.

7 - Politikaya ilginin azalmasıyla postmodern gelişmelerin arasında bir bağ var mı?
Ayrı ayrı modalar, kültürler, sanatlar, yazarlar birbirlerine kayıtsız kalabilirler. Meraksızlık vardır. Belki de bu yüzden sergiler daha az dolmakta, kitaplar daha az okunmakta. İster Aydınlanmayı yüceltsin, ister Aydınlanma karşıtı bir söylemle pozitivizmi eleştirsin, isterse de dünyanın kaybolan büyüsünü yeniden kazandırmaya çalışsın, fark etmiyor; politikaya ilgi azalıyor. İdeolojilerin yerini kayıtsızlık alıyor. Buna belki de bir tek futbol direniyor. Cemaatleşme ve kabileleşme, diğer yanda ise bireyleşme yan yana duruyor.

8 - Plastik sanatlarda durum nedir?
Tarihi olan ile şimdiki zaman yan yana durabilir. Seza Paker’in, "Giz ve Açıklık" sergisi(1999), İtalyan ressam Andrea Mantegna’nın "Evliler Odası" freskosunun dijital büyütülmüş baskısı ile plastikten yapılma pembe kulakları aynı hamam kubbesi mekanında birbirleriyle diyaloğa girebilir. Resim, video ve fotoğraf aynı sanatçı tarafından kullanılabilir. Ömer Uluç kendi resminin heykelini beraberce yapabilir. El sanatları ile yüksek sanat arasındaki ayrım silinmeye başlar.

9 - Edebiyatta postmodernizm nedir?
Gerçek ve hayalgücü birbirine karışır. Kimin yazdığı değil, ama olayın ne şekilde kurgulandığı önem kazanır. Gerçekten daha gerçek, mistikten daha mistik olaylar dizisi yani hypergerçekler yaşanır. Markalar ve seks bu tip anlatılarda ön plana çıkar. Metinler birbiri içine girer. Neden - sonuç ilişkisi sorun olmaktan çıkarılır. Gabriel Garcia Marguez’in, Umberto Eco’nun, Salman Rüşdi’inin romanları bunlara örnek oluşturur. Bizde de en çok Hilmi Yavuz, Orhan Pamuk ve Oğuz Atay’ın postmodernliğinden söz edilmektedir.

10 - Bir borunun bir kahvenin içine sokulması nedir?
Boru deyince, Paris’teki George Pompidou kültür merkezi aklıma geldi. Ona postmodern bir mimari diyebiliriz. Borular dışarıya çıkarılmış, bir şeffaflık var.

Naki Özkan, milliyet.com.tr, 23.01.2001

Yorumlar

Henüz yorum yazılmadı.

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir.