WORLD
WIDE
WINE
In vino veritas
Doluca Şarapları

Amerika Birleşik Devletleri ve Şarap

1. Amerika'da Şarapçılık

Yenidünya'nın olduğu kadar bütün dünyanın da son senelerdeki çiçek kokulu en gözde şaraplarının üretildiği ülke.

1600'lü senelerin başında Avrupa'dan getirilen asmalar ilk olarak Yenidünya'da denendi. Ancak bilinmeyen nedenlerden dolayı asmaların çok geçmeden öldüğü anlaşıldı. Asla vazgeçmeyen amatör bağcılar çeşitli metotlar ve çeşitli asma türleri deneyerek hatalarını bulmaya çalıştılar.

Amerikan iç savaşları sonrası Thomas Jefferson isimli bir amatör bağcı sorunu çözen kimse oldu. Fransa'ya giden Jefferson oradaki asmalarında aynı şekilde filoksera (phylloxera) denilen bir asma biti tarafından tahrip edildiğini gördü ve Amerika'da da aynı asmaların Avrupa'dan gelen bu bit tarafından tahrip edildiğini fark etti. Yeniden denenmeye alınan asmalardan yeni tür melez üzümler elde edilmeye çalışıldı. Böylece 1843 senesinde verimli ve sağlıklı melez üzüm olan Catawba doğdu. Ancak Catawba üzümlerinden üretilen şaraplar Amerikalıların "'tilki kokusu'' olarak adlandırdıkları itici bir kokuya sahip oluyordu.

Yeniden melez çalışmalarına başlayan bağcılar bu defa Delawera dedikleri yeni bir melez üzüm yarattılar. Kısa süre içinde Amerikalı asma ziraatçılarının gözde üzümü haline gelen Delaware üzümü, New York eyaletinden başlayarak New Jersey, Virginia ve Ohio eyaletlerinde hızla yayıldı. Bu sırada Amerikan şarapçığındaki ilk ticari başarı Ohio eyaleti Cincinnati şehrinden geldi. Nicholas Longworth Catawba üzümünden ürettiği köpüklü şarapların, normal şarapların aksine daha güzelleştiğini fark etti ve 1850 senesinden sonra o zamanda kadar ender kullanılan Catawba üzümü giderek servet haline gelmeye başladı. 1863 senesinde ölen Longworth'un mirasını devralan oğlu New York's Finger Lake adında yeni bir şirket kurdu ve Amerikan şaraplarının ünü giderek yayılmaya başladı.

16. yüzyılda Meksika'ya yerleşen İspanyol göçmenler bu ülkeye bağcılığı getirmişlerdi. Ancak 1769 senesinde Franciscan Junpero Serra adındaki bir misyoner Kaliforniya'nın ilk bağını kuran kişi olarak gözükmektedir. Asma ziraatı için son derece elverişli olan Kaliforniya ve özellikle kuzey kesimlerine doğru bağcılık ve şarapçılık hızla yayıldı. 1850 senesinde Sonoma'da ilk ürünler alındı. Bir Macar göçmen olan Agoston Harasthy yeni bir atılım yaparak 100.000 üzerinde çeşitli Avrupa asmalarını bu bölgeye getirerek yeni bir şarap endüstrisi kurdu.

Amerika içki yasaklarının başlamasıyla hem doğu şarapçılığı hem batı şarapçılığı bir bocalama dönemine girdiyse de, yasakların yeniden düzenlenmesi ile yeni nesil'in en gözde içeceği oldu. Günümüzde gerek New York ve Kaliforniya'da, gerekse diğer eyaletlerde bilimsel bağcılık ve şarapçılık çalışmaları sürekli olarak devam etmektedir. Bir dönemin filoksera salgınına tek çözüm getiren Amerikan - Fransız melez asmaları yoğun olarak işlenirken diğer taraftan da klasik anaç asmalarının çalışmaları çok dikkatli olarak devam etmektedir.

Her ne kadar 100 sene öncesinden İsveçli bazı göçmenlerin Arkansas eyaleti civarında üzümleri ıslah eden Amerikan - Fransız melez asmaları üzerine çalışmalar yapan bazı kurumları bulunuyor olsa da 1980'li yılların başında Missouri eyaletinde Amerika'nın ilk üzüm ve melez çalışmalarını yasal olarak yapan, bu asmaların en uygun şekilde yetişeceği bölgeleri ayıran ve bölge ürünlerinin kalitelerini denetleyen AVA (Approved Viticultural Areas) kuruldu.

Yaklaşık olarak Fransa'nın AC sistemlerine benzeyen, bir Amerikan denetleme sistemi. Kaliforniya eyaleti içinde belirlenmiş 58 AVA bölgesi bulunmaktadır. Ancak bu sayı giderek artmaktadır. AVA bölgeleri toprak ve iklim özelliklerine göre parsellenmektedir. Etiket üzerinde görülen AVA terimi üretilen şarabın en az %75'inin o AVA bölgesinden, eğer etiket üzerinde AVA ile birlikte bağın ismi de yazıyorsa en az %95'inin o bağdan elde edilen üzümlerden yapıldığını gösterir.

Yorumlar

Cabernet sauvignonu sicak bolgede yazmissiniz, katilmiyorum, ayrica pinot noir i unutmussunuz soguk bolgede smile  bir de mendonico degil hocam, mendocinodur. ayni zamanda denizden gelen yogun sisin gunesin uzumlerin olgunlasmasinda geciktirici bir etken oldugu kadar, bu pasifik okyanusundan gelen sis bulutunun bolge uzerindeki serinlestirici etkisinin yakici sicaklarda ne kadar pozitif bir etken olduguda belirtmemissiniz. okuyucularimiza bildirmek istedim. saygilarimla

kemal

sommelier77, 28.01.2010

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir.



Konuk Yazarlar

Yazılarınızı erdal@hayyam.com adresine yollayabilirsiniz.

Hayyam Şarap Kulübü

Üye olmak için »

Gülümsemek için
bir fıkra ;-)
Önyargılı mısınız?
Evet fazlasıyla
Sadece bazı konularda
Hayır değilim

Ocak Anketi

P.J. Pontiac: Lili, a sizzler at the Fol-de-Rol. A figure like champagne and a heart like the cork.

Pontiac in Scene of the Crime (1949)